Hesabınız yok mu?
Nuri Can Kitaplar


· Kora Yayın


Türküevi Yayın
Yeni Kitap Çıktı
       Vezinli kar taneleri 

· kora yayın

Karışık Resim
1
Image Detail
Yüreğin Üşüdüğü Gün

Yüreğin üşüdüğü gün

sıcacık bir günü düşün
sıcacık bir bahar gününü
umudun büyüklüğünü
ve sonsuz maviliğini göğün
 
yüreğin üşüdüğü gün

bir çocuğun gülüşünü düşün
bir çocuğun beyaz düşünü
göveren dal uçlarını
çatlayan tomurcuğu
ve çiçeklenen yerini her öpüşün
 
yüreğin üşüdüğü gün

bir ormanın gümbürtüsünü düşün

bir ırmağın türküsünü
bulutların beyazlığını
güneşin kızıllığını
ve ısıtan yanını özğürlüğün

Nuri Can
Video/Klip

Nuri Can Resmi Facebook Sayfası

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 18
ZayıfEn iyi 

 


İnsanlardan ve Küçük Hesaplardan Anlamıyorum


"Yüreğimi İncitiyor İhanetler"

Dudağımda güz türküleri birikiyor, şiirler dökülüyor kaldırımlara sonbahar seslerinden. Ürküyorum…
Oysa mevsim bahar mevsimi, gül mevsimi, umut mevsimi. Göç etmiş hüzünler, acılar, başka alemlere. Çiçekler selam gönderiyor yeni yetme sevdalara…

Ama ben sevinemiyorum, bütün ihanetler iz bırakıyor yüreğimde… Mutsuzum, kalabalıklar içinde yalnız ve avuntusuz, hiç bir neden derinliğimi doldurmuyor… Hep bir yerlere gitmeleri özlüyorum… Özledikçe ıssızda kendini arayan ve kanayan dervişler gibiyim…

Renkleri solmuş güz yapraklarıyla saklıyorum yüzümü, inadına kimsesiz sözcüklerle yürüyorum. İnadına kesmiyorum saçımı sakalımı… Yabancı bir ülkenin sokaklarında hayatı adımlarken, üzgün kuşlar üşüşüyor saçlarıma. Soğuk, ıssız ve eğreti bir gülüşle hayatı anlamdırmaya çalışıyorum, olmuyor…

Bütün acılar eskise de yerine yeni acılar yeşeriyor. Yağmur yağıyor sokaklara, yüreğime gözlerim yağıyor, ıslanıyor duygular… İnsanlardan ve küçük hesaplardan anlamıyorum. Anlamak da istemiyorum. Bazen öfkeleniyorum iki yüzlü, içtenliğini yitirmiş dostluklardan, çıkarcı ilişkilerden kaçıp kurtulmak istiyorum…
Rüzgar esiyor, üşüyor gözlerim… Herkes kendi acısını taşıyor yarınlara. Kimse dönüp bakmıyor yureğimdeki acıya…


 

 


Yıldızlı geceler kayboldu artık. Kirli düşünceler, onursuz davranışlar, insanın yüreğini incitiyor. Her ihanet kan oluyor ciğerime… İnsanların kirlenmiş nehirlere benzediği bir iklimde temiz ve onurlu kalmak ne kadar da zor. Nereye gittimse kahpe ilişkiler kesmiş yol başlarını, ne yana döndüysem ihanet…

Susmanın sınırını tüketiyorum artık. Haykırmak geliyor içimden var gücümle, tüm kahpeliklere. Tiksindiriyor beni ucuz çıkar ilişkileri… Durmadan bir öfke büyüyor içimde, bunalıyorum bazen, hiç bir tarafta esmiyor rüzgar, çağıltısı uzak düşüyor suların. Anlıyorum ki, ben bu çağın insanı değilim…

Günlerim hep tek düze geçiyor, alabildiğine boş ve anlamsız. Bir incinmişlik alıp gözlerimi benden taa uzaklara götürüyor.
İnsanı ve kahpeliklerini iyi tanıyorum artık, kirli, aşağılık şeyleri unutmuyorum. Bir ihanet gününde ikiyüzlülük hançeri nasıl saplanır yüreğe onu ögrendim, ögrendim bir ihanet ne kadar kırar insanı…Bir ihanet faslında bir bıçak ne kadar işler kalbe biliyorum artık…

Uykularıma acılar sızıyor, içim sızlıyor, küle dönüyor, karabasan oluyor rüyalarım. Düşündükçe yabancılaşıyor duygularım. Öfkeleniyorum…

Unutmak istiyorum gördüğüm bütün ihanetleri, acıları unutmak istiyorum… Unutmak istiyorum bana edilen bütün kötülükleri, haksızlıkları. Ama kırgınlıklar kolay iyileşmiyen yaralardır, her anışta kanar içimiz, hele de yakınımızda duranlarsa ihanet eden…

Ama yinede insan umudunu terketmeden, dişiyle, tırnağıyla mücadele edip, tüm acılara ve ihanetlere rağmen, inadına, inadına yaşamalı diyorum…

Darda Kaldım

Derler ki insan bir kez ölür
ben bin kez öldüm yaşarken
elimde kalbimin kırıkları

ekmeğim yok diyen herkese
ekmeğimi verdim
sevgisiz kaldım diyen herkese
sevgimi
kimsesiz, ekmeksiz, sevgisiz kaldım...

insan oğlu nankör
insan oğlu hain
vefa yalandır balam
dostluk yalan
yaşamak yalan
boşa gitti emeğim, alınterim, ekmeğim.

derler ki insan bir kez ölür
ben bin kez öldüm yaşarken

bir umut gönder ay balam
bir düş
bir ses
bir ışık
bir nefes
darda kaldım...


Nuri CAN 

 

"Yüreğimi İncitiyor İhanetler"

News image

  İnsanlardan ve Küçük Hesaplardan Anlamıyorum"Yüreğimi İncitiyor İhanetler"Dudağımda güz türküleri birikiyor, şiirler dökülüyor kaldırımlara sonbahar seslerinden. Ürküyorum…Oysa mevsim bahar mevsimi, gül mevsimi, umut mevsimi. Göç etmiş hüzünler, acılar, başka alemlere. Çiçekler selam gönderiyor yeni yetme sevdalara…Ama ben sevinemiyorum, bütün ihanetler iz bırakıyor yüreğimde… Mutsuzum, kalabalıklar içinde yalnız ve avuntusuz, hiç bir neden derinliğimi doldurmuyor… Hep bir yerlere gitmeleri özlüyorum… Özledikçe ıssızda ...

Deneme Makale

Devamını Oku

Yoksul Çocuk Ve Elma Ağacı

News image

Yoksul Çocuk Ve Elma AğacıUlu bir dağın eteğinde küçük bir köy ve o köyün karşı yamacında, sık yemyeşil yaprakları ile parlak kırmızı elmaları olan dibine her yaz sıcağı gölge ve serinlik veren bir elma ağacı varmış bir zamanlar. Ağacın dalları arasına yuva yapmış olan kuşlar, yaprakların arasında korunup, kanat çırparak daldan dala uçuşur, şarkılar söylermişler mutluluk içinde. Bir de her ...

Deneme Makale

Devamını Oku

Sevginin gül rengi

News image

  Sevginin gül rengi Ne zaman “bayram” denseGizli bir körük yelpazelenir yaram üstündeTozu gözümü yakar, közü yüreğimi Bir yerde sevgiler ağlar benimleKüçücük bir çocuktum o zamanlar. Yedi veya sekiz yaşlarında. Kokusuna doyamadığım, sıcaklığını doyasıya içime sindiremediğim annemi kaybetmiştim. Saçımı okşayacak bir anam yoktu artık. Ne de sırtımı örtecek şefkatli bir el. Amansız bir hastalık dediler adına, çocuk aklım ermedi. Çocuk aklım ...

Deneme Makale

Devamını Oku

Sevmeyi Bilmek

Sevmeyi Bilmek"İnsanların çoğu, kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.Kendisini sevilmeye lâyık görmediği için, sevilmekten korkuyor.Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için..Unutulmaktan korkuyor, dünyaya bir şey vermediği için.Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için."W. ShakespeareBir ninniyi kıskandıracak kadar güzel sesiyle çakıl taşları arasından sızıp gelen su, çimenler, dağ çiçekleri, ceylanlar, kuşlar, denizler, yeni ...

Deneme Makale

Devamını Oku

Bir Hasret Mektubu

News image

  Bir Hasret MektubuBilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş. Biliyor musun, iki gözüm; bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mı, kış mı, sonbahar mı, yaz mı; inan farkında değilim. Sıla ne yana düşer, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasılım? ...

Deneme Makale

Devamını Oku

More in: Deneme Makale

-
+
3
Lütfen Bir Dil Seçin
Lütfen Dilinizi Seçin
En Yeni Yazılar




Aşk Bir Masal mıydı?

Ey pecereme konan kınalı kuş
rüzgarda ürperen dağlı gelincik
nazlı nazlı akan ırmak
alıp götürün yüreğimi
bırakıp gitmeyin beni burda bir başıma
bırakıp gitmeyin n'olur anlayın işte
ben onu çok seviyorum

Biz onunla birer martıydık aynı denizde
umuda savrulan gemide aynı yolcuyduk
aşk bir masal
kavuşmak hayal miydi?
anlayın işte bir çöl kadar yalnızım şimdi
ben onu çok özlüyorum

İstedimki toprak olayım
yaprak olayım rüzgarın önünde
beyaz bulutlara yükleyip sevgimi her sabah
ona yollayayım
bir rüzgara açayım kalbimi bir de sulara

Biz onunla bir tomurcuktuk hayatın nazlı kollarında
birer çiğ damlasıydık aynı gül yaprağına düşmüş
anlayın işte çok yalnızım şimdi
bir hasret çölünde kan ağlar gözlerim

istedim ki, onu sevmek gülüm,
gülaydınım, sabahım olsun
istedim ki, onu sevmek yeşil bahçem,
nazçiçeğim, baharım olsun
İçtiğim her suda onu bulayım
kokladığım her çiçekte onu koklayayım
ona dökülsün yüreğim damla damla

istedim ki,
umudum, ekmeğim, cançiçeğim
zülfü yarim olsun
serin bir meltem gibi saçlarıma
soğuk pınar gibi. umutlarıma dolsun her sabah
sevgisi aksın içime damla damla

ey pecereme konan kınalı kuş
rüzgarda ürperen dağlı gelincik
nazlı nazlı akan ırmak
bırakıp gitmeyin beni burda bir başıma
bırakıp gitmeyin n'olur anlayın işte
ben onu çok seviyorum




Nuri CAN

Online Konuklar
Yok
Ah Mümkün Olsa



Ah! Mümkün Olsa
 
Ah! mümkün olsa
acıdan sevinç
sevinçten umut yapardım
bölüp yüreğimi acılara
dünyadaki bütün çocuklara
sevgi satardım…

Ah! mümkün olsa
rüzgar olur eserdim bozkırlarda
dağ - bayır dolaşır,
odalarına sızardım çocukların
üstlerini örter, alınlarından öper
bir masal anlatır
sonra usulca çekip giderdim ...

Ah! Mümkün olsa
ağaç olurdum bozkırlarda
her bahar yeşerip
meyve verirdim çocuklara her yaz
sonra döküp yapraklarımı sonbaharda
rüzgarlarla savrulup giderdim…

Ah! mümkün olsa
ulu bir çınar olur
dört mevsim baharı yaşardım
yağmurlarla yıkayıp saçlarımı,
rüzgarlarla kurulardım…
sevgiden bir elbise giyip,
çocukları kucaklardım her kış! ..

Ah! mümkün olsa
soğuk bir pınar olur,
su verirdim bağrı yanmışlara
kinleri, kötülükleri, acıları siler
sevgiyle yıkardım yürekleri
sonra akıp giderdim diyar diyar…

Ah! Mümkün olsa
toprak olur,
buğday yetiştirirdim bağrımda
ekmek verirdim açlara, yoksullara
gül olur açardım bağ - bahçe
yeryüzüne salardım kokumu…
yağmurun yağmadığı ülkelere
billurdan damlalar dökerdim gözlerimden…

Ah! mümkün olsa
gelincik tarlası olurdum
kin yerine sevgi
düşmanlık yerine dostluk içirirdim insanlara
barış koyardım adını çocukların
umut koyardım
karşı koyardım bütün haksızlıklara, savaşlara

Ah! mümkün olsa
bir balon gibi çocuklara verirdim dünyayı
güneş olur doğardım her sabah
masal olur rüyaları süslerdim
sevgi olur,
şefkatle kucaklardım onları
ağlatmazdım anaları, babaları…

Ah! mümkün olsa
vurulduğunda bir çocuk,
anne olur karalar bağlardım
şefkatle sarardım bütün yaraları
baba olur hepsinin yerine ağlardım...

Ah! mümkün olsa
savaştan barış
barıştan insan yapardım
acıdan sevinç
sevinçten umut
umuttan dostluk yapardım
kurşun yerine çocuklara
her sabah şiir atardım…


Nuri CAN
Gelismis Istatistikler
Toplam Üye:691
Aktif Üyeler:403
Pasif Üyeler:288
Son Üyemiz:ersangu...
Son Ziyaretçi:pczlour...
İçerik Okunma:127755
Galerideki Resim:114