Hesabınız yok mu?
Nuri Can Kitaplar


· Kora Yayın


Türküevi Yayın
Yeni Kitap Çıktı
       Vezinli kar taneleri 

· kora yayın

Karışık Resim
2
Image Detail
Yüreğin Üşüdüğü Gün

Yüreğin üşüdüğü gün

sıcacık bir günü düşün
sıcacık bir bahar gününü
umudun büyüklüğünü
ve sonsuz maviliğini göğün
 
yüreğin üşüdüğü gün

bir çocuğun gülüşünü düşün
bir çocuğun beyaz düşünü
göveren dal uçlarını
çatlayan tomurcuğu
ve çiçeklenen yerini her öpüşün
 
yüreğin üşüdüğü gün

bir ormanın gümbürtüsünü düşün

bir ırmağın türküsünü
bulutların beyazlığını
güneşin kızıllığını
ve ısıtan yanını özğürlüğün

Nuri Can
Video/Klip

Nuri Can Resmi Facebook Sayfası

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 



Yoksul Çocuk Ve Elma Ağacı


Ulu bir dağın eteğinde küçük bir köy ve o köyün karşı yamacında, sık yemyeşil yaprakları ile parlak kırmızı elmaları olan dibine her yaz sıcağı gölge ve serinlik veren bir elma ağacı varmış bir zamanlar. Ağacın dalları arasına yuva yapmış olan kuşlar, yaprakların arasında korunup, kanat çırparak daldan dala uçuşur, şarkılar söylermişler mutluluk içinde. Bir de her gün bu elma ağacını ziyaret eden gülünce yüzünde güller açan Ali adında yoksul ve zeki bir çocuk varmış.

“Ey güzel çocuk duyuyor musun beni?”

Küçük Ali bu sesin nereden geldiğini anlayamamış şaşkın şaşkın etrafına bakınıp durmuş, sonra farketmiş ki üstünde yemyeşil yaprakları ve kıpkırmızı elmalarıyla görkemlice duran elma ağacı dile gelmiş konuşmakta.

“ Ey sevgili elma ağacı sen konuşabiliyor musun?” diye merakla sormuş elma ağacına...

- Tabii, demiş elma ağacı, “sen nasıl konuşabiliyorsan ben de öyle konuşurum ama kimse beni duymuyor çünkü durup dinlemiyor. Elmalarımdan alan hemen uzaklaşıyor burdan...”

Devamını oku...

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 7
ZayıfEn iyi 

 
 
Sevginin gül rengi

Ne zaman “bayram” dense
Gizli bir körük yelpazelenir yaram üstünde
Tozu gözümü yakar, közü yüreğimi
Bir yerde sevgiler ağlar benimle

Küçücük bir çocuktum o zamanlar. Yedi veya sekiz yaşlarında. Kokusuna doyamadığım, sıcaklığını doyasıya içime sindiremediğim annemi kaybetmiştim. Saçımı okşayacak bir anam yoktu artık. Ne de sırtımı örtecek şefkatli bir el. Amansız bir hastalık dediler adına, çocuk aklım ermedi. Çocuk aklım ermedi anayı yavrusundan ayıran, eti tırnağından söken, sevgileri linç eden, adına “ölüm” denen bu “göç” ü. Geceler benimle ağladı sessiz sessiz... Günler benimle... Sabahlar benimle...
Bulutlarda yüzü şekilleniyordu sanki anamın gökyüzünde, her özlediğimde baktığım. Yağmur yağmur iniyordu elleri yüzümü okşarcasına. Yağmurun elleri anam kadar sıcaktı... Bir okadar soğuktum ben, bir okadar ürkek, bir okadar masum ve korunmaya muhtaç. Hani yaprağı titrer ya bir çiçeğin; Bilmez niye... Titrer ya içi bir çocuğun, hüzün iner gözlerine ... Üzülür, üşür ve koynuna sokar ellerini ısınmak için. Bir avuç bulamadığından kendine... 


Devamını oku...

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 7
ZayıfEn iyi 

Sevmeyi Bilmek

"İnsanların çoğu, kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Kendisini sevilmeye lâyık görmediği için, sevilmekten korkuyor.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için..
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için."
W. Shakespeare

Bir ninniyi kıskandıracak kadar güzel sesiyle çakıl taşları arasından sızıp gelen su, çimenler, dağ çiçekleri, ceylanlar, kuşlar, denizler, yeni doğmuş süt kokan bebekler, güller, toprak, rüzgarda nazlı nazlı devinen yapraklar, ağaçlar, kısacası her şey. Ne yana baksam her şey bana insanları anlatır. İnsanların inceliğini, duyarlılığını, insancıllığını, sevecenliğini ululuğunu, yaratıcılığını, sanatçılığını.

Dünyada bunca yıkım, kıyım,zulüm,ihanet ve kötülükler olmasına rağmen; yine de insanlar hakkında kötü düşünemiyorum. İnsanları öylesine güzel, öylesine derin, anlamlı, zarif, sevimli düşünüyorum ki; onları güneş gibi sıcak, toprak kadar vefalı, su kadar temiz, çimenler gibi zarif, ceylanlar kadar güzel, kuşlar gibi özgür ve verimli bir toprak kadar üretken ve olgun düşlüyorum.

Devamını oku...

 

"Yüreğimi İncitiyor İhanetler"

News image

  İnsanlardan ve Küçük Hesaplardan Anlamıyorum"Yüreğimi İncitiyor İhanetler"Dudağımda güz türküleri birikiyor, şiirler dökülüyor kaldırımlara sonbahar seslerinden. Ürküyorum…Oysa mevsim bahar mevsimi, gül mevsimi, umut mevsimi. Göç etmiş hüzünler, acılar, başka alemlere. Çiçekler selam gönderiyor yeni yetme sevdalara…Ama ben sevinemiyorum, bütün ihanetler iz bırakıyor yüreğimde… Mutsuzum, kalabalıklar içinde yalnız ve avuntusuz, hiç bir neden derinliğimi doldurmuyor… Hep bir yerlere gitmeleri özlüyorum… Özledikçe ıssızda ...

Deneme Makale

Devamını Oku

Yoksul Çocuk Ve Elma Ağacı

News image

Yoksul Çocuk Ve Elma AğacıUlu bir dağın eteğinde küçük bir köy ve o köyün karşı yamacında, sık yemyeşil yaprakları ile parlak kırmızı elmaları olan dibine her yaz sıcağı gölge ve serinlik veren bir elma ağacı varmış bir zamanlar. Ağacın dalları arasına yuva yapmış olan kuşlar, yaprakların arasında korunup, kanat çırparak daldan dala uçuşur, şarkılar söylermişler mutluluk içinde. Bir de her ...

Deneme Makale

Devamını Oku

Sevginin gül rengi

News image

  Sevginin gül rengi Ne zaman “bayram” denseGizli bir körük yelpazelenir yaram üstündeTozu gözümü yakar, közü yüreğimi Bir yerde sevgiler ağlar benimleKüçücük bir çocuktum o zamanlar. Yedi veya sekiz yaşlarında. Kokusuna doyamadığım, sıcaklığını doyasıya içime sindiremediğim annemi kaybetmiştim. Saçımı okşayacak bir anam yoktu artık. Ne de sırtımı örtecek şefkatli bir el. Amansız bir hastalık dediler adına, çocuk aklım ermedi. Çocuk aklım ...

Deneme Makale

Devamını Oku

Sevmeyi Bilmek

Sevmeyi Bilmek"İnsanların çoğu, kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.Kendisini sevilmeye lâyık görmediği için, sevilmekten korkuyor.Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için..Unutulmaktan korkuyor, dünyaya bir şey vermediği için.Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için."W. ShakespeareBir ninniyi kıskandıracak kadar güzel sesiyle çakıl taşları arasından sızıp gelen su, çimenler, dağ çiçekleri, ceylanlar, kuşlar, denizler, yeni ...

Deneme Makale

Devamını Oku

Bir Hasret Mektubu

News image

  Bir Hasret MektubuBilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş. Biliyor musun, iki gözüm; bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mı, kış mı, sonbahar mı, yaz mı; inan farkında değilim. Sıla ne yana düşer, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasılım? ...

Deneme Makale

Devamını Oku

More in: Deneme Makale

-
+
3
Lütfen Bir Dil Seçin
Lütfen Dilinizi Seçin
En Yeni Yazılar

 

Merhaba!



Merhaba!
doğan gün
dalucları tomurcuklar
dağların esen rüzgarı
sıvırcık kuşlarının sevinci bahar
güneşe koşan çocuklar
merhaba!

Merhaba!
güzel dünya
dostluk, iyilik
sevgiye susayan yürek
ey
insanlık,ey barış
yanakta gözyaşı ıslağı
dudakta kanayan şiir
kalbe dolan aşk
ey sevda yolcuları
canyoldaşım
,
gönüldaşım
sevgi bostanı gönlüm
merhaba

Merhaba!
sevgi düşüm
utangaç gülüşüm
ilk yaşam çığlığı
gelin duvağı
türkü tadındaki yaşam
yürekteki sevda,

gözlerdeki ışıltı
dudaktaki şarkı,
özlemi çekilen yarınlar
İçerdekiler
,
dışardakiler
hasreti kanayan dostlar
gelecek güzel günler
merhaba!

Merhaba!
ağaçta göveren dal
güllerin güne gülüşü
yerdeki çiy, gökteki ay
yağmurun çimlere dökülüşü
salkım-saçak bulut
yedi iklim dört mevsim
evrenin renk renk cümbüşü
baharı müjdeleyen
umut
merhaba

Merhaba!
güneşle beslediğim
sevgiyle süslediğim
manolyam beyaz zambağım
gönlümün sultanı yar
dostluk diyarı ülkem
sevgi bahçem, duygu pınarım
hasretim, asyam, anadolum
yüreğim, sevdam, yenigelinim
merhaba



Nuri CAN

.

Online Konuklar
Yok
Ah Mümkün Olsa



Ah! Mümkün Olsa
 
Ah! mümkün olsa
acıdan sevinç
sevinçten umut yapardım
bölüp yüreğimi acılara
dünyadaki bütün çocuklara
sevgi satardım…

Ah! mümkün olsa
rüzgar olur eserdim bozkırlarda
dağ - bayır dolaşır,
odalarına sızardım çocukların
üstlerini örter, alınlarından öper
bir masal anlatır
sonra usulca çekip giderdim ...

Ah! Mümkün olsa
ağaç olurdum bozkırlarda
her bahar yeşerip
meyve verirdim çocuklara her yaz
sonra döküp yapraklarımı sonbaharda
rüzgarlarla savrulup giderdim…

Ah! mümkün olsa
ulu bir çınar olur
dört mevsim baharı yaşardım
yağmurlarla yıkayıp saçlarımı,
rüzgarlarla kurulardım…
sevgiden bir elbise giyip,
çocukları kucaklardım her kış! ..

Ah! mümkün olsa
soğuk bir pınar olur,
su verirdim bağrı yanmışlara
kinleri, kötülükleri, acıları siler
sevgiyle yıkardım yürekleri
sonra akıp giderdim diyar diyar…

Ah! Mümkün olsa
toprak olur,
buğday yetiştirirdim bağrımda
ekmek verirdim açlara, yoksullara
gül olur açardım bağ - bahçe
yeryüzüne salardım kokumu…
yağmurun yağmadığı ülkelere
billurdan damlalar dökerdim gözlerimden…

Ah! mümkün olsa
gelincik tarlası olurdum
kin yerine sevgi
düşmanlık yerine dostluk içirirdim insanlara
barış koyardım adını çocukların
umut koyardım
karşı koyardım bütün haksızlıklara, savaşlara

Ah! mümkün olsa
bir balon gibi çocuklara verirdim dünyayı
güneş olur doğardım her sabah
masal olur rüyaları süslerdim
sevgi olur,
şefkatle kucaklardım onları
ağlatmazdım anaları, babaları…

Ah! mümkün olsa
vurulduğunda bir çocuk,
anne olur karalar bağlardım
şefkatle sarardım bütün yaraları
baba olur hepsinin yerine ağlardım...

Ah! mümkün olsa
savaştan barış
barıştan insan yapardım
acıdan sevinç
sevinçten umut
umuttan dostluk yapardım
kurşun yerine çocuklara
her sabah şiir atardım…


Nuri CAN
Gelismis Istatistikler
Toplam Üye:15053
Aktif Üyeler:1804
Pasif Üyeler:13249
Son Üyemiz:moisesm...
Son Ziyaretçi:inigueg...
İçerik Okunma:154908
Galerideki Resim:114